Ana içeriğe atla

ORTA


ORTAlamanın altında
Tamam defansımız kötü kabul, Burak tan başka forvetimiz yok ona da kabul, 2 günde bir maç yapıyoruz , yorgunuz oda tamam ama. İlk düzgün ortayı 50. Dk da atmanın bir açıklaması varmı. Süper ligde top koşturan milyon dolarlık topçular orta yapamayacak kadar da kötü , yorgun, formsuz  olamazlar olmamalı.
Diyelim ki taktik : duran toplarda ve yapılacak ortalarda ön direğe orta yapılması üzerine kurulu ama 5-6 aydır tutmuyor bu taktik. 50. Dakikada topu biraz kaldırdık Mustafa Yumlu zoru başarıp üstten auta attı ama orada bişey yapıldı bir aksiyon vardı. 2. Ortada 55 te geldi zaten. Kornerlerde es keza öyle, topu kaldırmak yerine ön direğe gönderiyorlar. Bir süper lig oyuncusunun orta yapamama ihtimali bana göre olmadığı için , Hocam , bu taktik tutmuyor vazgeçin demek geçiyor içimden.
Söyleyecek Fazla bir şey yok. 80 dk üstün bir oyun ortaya koyan Kayseriy’e karşı sadece 10 dk biraz kıpırdanarak berabere kalabildik.Yenilmek veya berabere kalmak oyunun doğasında var ama isteyince biraz çabalayınca neler yapabildiğinizi bir kez daha gösterdiniz.
Dikkat ettiğim bir diğer konuda Şenol Hoca ne zaman bir futbolcusunu formsuzluğu ya da davranışları nedeniyle yanında oturtsa , sahada ki arkadaşları,  yedek kulübesinde ki  arkadaşlarını oyuna alması için Şenol Hocayı mecbur bırakıyorlar.
Son olarak Tolga Zengin ve Burak Yılmaz’ı eleştirenleri de Allah’a havale ederek ,Bu akşam psv maçında ki golün aynısını yiyen Trabzon’umun bu sorununa da bir çözüm bulup Hollanda dan anlının akıyla dönmesini bekliyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Trabzonspor: İstanbul'un korkulu rüyası

Trabzonspor, Türkiye'nin en köklü ve başarılı futbol kulüplerinden biridir. 1967 yılında Trabzon'da kurulan bu eşsiz takım, yıllar boyunca hem ulusal hem de uluslararası arenada büyük başarılara imza atmıştır. Trabzonspor, köklü tarihinden, tutkulu taraftarlarından ve özgün futbol anlayışından dolayı futbolseverlerin ilgisini her zaman üzerine çekmiştir. Bu makalede, Trabzonspor'un tarihini, başarılarını ve kulübün etrafında dönen heyecan verici hikayeleri keşfedeceksiniz. SEO Meta Açıklaması: Trabzonspor, Türkiye'nin köklü futbol kulüplerinden biridir. Bu makalede, Trabzonspor'un tarihini, başarılarını ve kulübün heyecan verici hikayelerini keşfedin. Giriş: Trabzonspor, Türk futbolunun önemli köşe taşlarından biridir. 1967 yılında Trabzon'da kurulan kulüp, o günden bu yana büyük bir tutku ve özveriyle yoluna devam etmektedir. Trabzonspor'un tarihine baktığımızda, birçok unutulmaz anı, büyük zaferler ve efsanevi futbolcularla dolu bir geçmişle karşılaşıyoruz...

Kuddusi MÜFTÜOĞLU'nun Trabzonspor Karnesi

12 MART PAZARTESİ GÜNÜ 20:00 da ki TRABZONSPOR - SİVASSPOR müsabakasının Hakemi Kuddusi MÜFTÜOĞLU 'NU yakından tanıyalım.        4 mart 1970' de Alanya ' da dünyaya geldi. 20 yıldır hakemlik yapıyor. Süper ligdeki kariyeri 2000-2001 sezonu 11. haftasındaki Denizlispor-İstanbulspor maçıyla başladı.Asıl mesleği İnşaat olan MÜFTÜOĞLU Halen hakemlik yapmaktadır. Antalya Bölgesi hakemlerinden olan Kuddusi MÜFTÜOĞLU Trabzonspor”un 27 si lig,1Süper Kupa,3 Türkiye Kupası ve 1 Paf Takımı olmak üzere toplam 32 müsabakasında görev almıştır. Bu müsabakaların 18 ini Trabzonspor kazanırken 6’ sını rakip takımlar kazanmış ve 8 müsabaka da berabere bitmiş.İlginç bir tesadüf ise Kuddusi MÜFTÜOĞLU ile fb ve gs karşısında yönettiği maçlarda Trabzonspor’un hiç galibiyeti olmamasıdır. İşte o maçlar. Not: İstatistikler Tarafımızdan TFF Web Sayfasından Derlenmiştir.

Muhteşem Haftasonu

Cumartesi günü güzel güneşli bir güne uyandık derken, öğleye doğru çöken soğuk düşünmeye sevk etmişti bizi. Ama 13:30 da başlayacak olan Beşikdüzü-Keçiören maçına da gitmeliydik. Donacağımızı bile bile çıktık yola. Vakfıkebir stadında ki yerimizi aldıktan 5 dakika sonra maç başladı ve defansımızın sağlam oyununa ileri uç ayak uyduramayınca ilk yarı berabere bitti. Ta ki 70. Dakikada Tolga KARA sahneye çıkana kadar. Golü görmenin rahatlığı ve güzel oyunun verdiği güvene dayanarak Trabzonspor-Olin Edirne maçını izlemek için Yola koyulduk. Ancak şunu belirtmek isterim ki soğuktan donan kulaklarımızı ısıtmak bir yana içimizi ısıtacak bir bardak çaya neler vermezdik. Maalesef V.kebir stadında öyle bir imkan yok. Ama 1-0 da olsa kazanmak içimizi bir nebze ısıtmıştı. Kendi aracımızla değil de  dolmuşla gitme kararıyla ne kadar yanlış yaptığımızı moloza inince anladık. Pelitliye gitmek için ya iki araç değiştirecektik ya da belediye otobüsünün hantallığına katlanacaktık ki iki...